Uzaydaki En Büyük Sorunlardan Birisi, Uzay Çöpleri...


UZAY ÇÖPÜ NEDİR ?

       

       İnsanlık, uzun yıllardan beri uzayla tanışıyor. Fakat uzaya çıkmak ve tanışmak arasında yüzyıllar var. 

      Son zamanlarda SpaceX uzaya, herhangi bir uydu veya astronot taşırken kendi roketleri olan Falcon 9 roketlerini kullanıyor. Bu roketin en önemli özelliği: taşıdığı uyduyu gerekli katmana kadar taşıyıp, ardından Dünya yüzeyine parçalanmadan veya patlamadan iniş yapabilmesi. Fakat SpaceX bilim adamları son zamanda bu roketi icat ettiler. Peki ya öncesi?


        Önceden roketler ( Roket deyince böyle küçük bir şey aklınıza gelmesin. Apollo11 uzay aracını Atmosfer dışına iten roket Satürn 5'ti ve bu roketin uzunluğu 50 metreye, ağırlığı ise 3000 tona ulaşıyordu. Eğer patlarsa minik bir atom bombası etkisi yaratabilirdi. ) uzaya uydu veya astronot taşıdığında, Dünya yüzeyine geri dönmüyorlardı. Uzaya yani Dünya yörüngesine bırakılıyor ve Dünya'nın etrafında dönmeye başlıyorlardı. Bir de uydular var tabi. 



        Uyduları düşünelim şimdi. Uyduları uzaya yollamak için bir roket ve roket içi aşamaları var. Ardından bu uydunun çalışmasının da belli bir süresi var. Peki uydu işlevini yitirince ne oluyor? Dünya'ya geri gelip yakıt alıp tekrar geri çıkıyor. Şaka şaka böyle bir şey yok. Tamamen bir uzay çöpü oluyor ve belli mesafeden Dünya yörüngesinde dönmeye başlıyor. Kısacası;

        

        Uzay Çöpü dediğimiz ise insanlığın uzaya yolladığı uydulardan, roketlerden, cihazlardan, belli başlı parçalardan, şarapneller veya uzay istasyonundan, dış uzaya bırakılan idrar yığınlarından ibaret.



GÖZLEMLENEN UZAY ÇÖPLERİ 

        

        Şimdi gel gelelim tahmini uzay çöpü sayılarına. Günümüzde parça olarak 5 milyonun üzerinde uzay çöpü bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunun yaklaşık 5 bin kadarı işlevini yitirmiş uydulardır.  


        Gözlenebildiği kadarıyla şu anda alçak yörüngede kullanılmayan yaklaşık 2 bin 600 tane uydu, bir bilgisayar ekranından daha büyük 10 bin nesne, yaklaşık bir portakal büyüklüğünde 20 bin nesne, bir bilye büyüklüğünde 500 bin nesne ve 100 milyondan daha fazla takip edilemeyecek kadar küçük parçacık bulunmaktadır. Bu kullanılmayan parçalar yığını, Dünya’nın alçak yörüngesinde saatte yaklaşık 30.000 km hızla hareket ederBu uydulardan çok daha minik, ufak türde ki uzay çöpleri daha büyük sıkıntıdır. 


        Bazı uzay çöpleri Dünya yüzeyinden teleskoplara yakalanmıyor ve uzay çöplerinin hızları, Aktif Uydular ve Uzay İstasyonu için büyük bir sıkıntı taşıyor.


        Uzay çöpleri yüzünden iletişim ağlarımızı sağlayan (Gps, hava durumu, navigasyon) gibi uydular veya asteroit tespiti yapan uydular için tehlikeye yol açabilir. Örnek olarak SpaceX firması tarafından uygulanan, Starlink projesi kapsamındaki uydular, yaklaşık olarak Dünya yüzeyinden 510-530 kilometre yukarda yer alıyor.  Uzay İstasyonun ise Dünya'dan uzaklığı 330 ile 430 kilometre arasında değişiyor. Bilinen ve izlenen uzay çöplerinin %70'i Dünya’dan yaklaşık 2 bin kilometre yukarıdadır. Bu durum hem uzayda çalışan insanları hem de birçok küresel teknolojinin yer aldığı altyapı ağını tehlikeye atmaktadır. 


Fotoğraf Kaynağı: Kozmik Anafor


UZAY ÇÖPLERİ TEMİZLENECEK Mİ?

        

        Gel gelelim konumuzun asıl meselesine. Bu uzay çöpleri yakın zamanda Dünya'nın alçak yörüngesini olumsuz etkileyecek bir seviyeye gelebilirler. NASA, yörüngedeki uydulara veya uzay araçlarına zarar verme ya da yok etme potansiyeline sahip 500 bin uzay çöpünü takip ediyor. Çarpma tehlikesi oluşturabilecek uzay çöplerinden kaçınmak için Uluslararası Uzay İstasyonu'nun yörüngesi değiştirilebilir. Ancak maalesef yörüngedeki çoğu nesneye manevra yaptırılamıyor.


        Artık bu bilinçle hareket edildiği için Dünya çevresine az atık bırakılıyor. Fakat az atık dahi ilerde büyük bir sorun yaratmak için yeterli. 1978'de NASA'dan bir bilim adamının ortaya attığı ve Kessler sendromu denen zincir etkisinin oluşması olasılığı, uzmanları kaygılandırıyor. Bu sendroma göre her bir parça, en küçüğünden en büyüğüne bütün çöpler, birbirlerine çarpacak ve bir enkaz bulutu oluşturacaklar. Bu sayede Dünya'nın alçak yörüngesi işlevsiz olacak ve uzaya çıkışımız kısıtlanacak. Üstelik bu çöp yığını sadece yörüngedeki uydular için değil, Uluslararası Uzay İstasyonu ve diğer insanlı uzay seyahatleri için de risk teşkil ediyor.



        İzlediğim bir belgeselde bazen uzay istasyonunun yönünü, uzay çöpünün geliş açısına göre değiştiriyorlardı. Fakat bazılarında ise astronotlar ve kozmonotlar, soyuz kapsülüne girip herhangi bir çarpma anında Dünya'ya geri dönüş için uzay istasyonundan ayrılmayı bekliyorlar. Bu gerçekten büyük bir sorun. Umarım yakın zamanda büyük kurumlar bir araya gelerek ortak bir çözüm bulabilirler.

        

        Film önerisi: Gravity filmi uzay çöplerinden esinlenerek yapılan muhteşem bir uzay filmidir. İzlemenizi tavsiye ediyorum.

        

        Okuduğunuz için Teşekkür ederim.

Hiç yorum yok: